8 Ocak 1920 öldürülen Kuvayı Milliye komutanı Yahya Kaptan
İzmit ve çevresinde Milli Mücadele’nin en güçlü isimlerinden biriydi. Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra bölgede ortaya çıkan karışıklık, işgaller ve eşkıya olayları halkı büyük bir tedirginliğe sürüklemişti. Yahya Kaptan, bu ortamda halkı koruyan, düzeni sağlayan ve Kuvayı Milliye’nin ruhunu taşıyan bir lider olarak öne çıktı.
Ancak Yahya Kaptan’ın güçlenmesi İstanbul Hükûmeti’nin hoşuna gitmedi. Onu kendi otoritesine tehdit olarak görmeye başladılar ve “asi” ilan ettiler. Oysa Yahya Kaptan, İstanbul’a gidip kendisini savunmak istediğini defalarca belirtmişti. Buna rağmen hakkında yakalama emri çıkartıldı.
8 Ocak 1920 günü, Yahya Kaptan bir görüşme bahanesiyle çağrıldı. Güvendiği bazı kişiler tarafından kandırılarak pusuya çekildi. Görüşme sırasında yaşanan tartışma, bir anda ölümcül bir çatışmaya dönüştü. Silahsız durumda olan Yahya Kaptan, teslim olmasına rağmen öldürüldü. Bu olay, hem bölgede hem de Milli Mücadele cephesinde büyük bir üzüntü yarattı.
Mustafa Kemal Paşa, Yahya Kaptan’ın öldürülmesini sert bir dille eleştirerek İstanbul Hükûmeti’nin Kuvayı Milliye’ye zarar vermeye çalıştığını vurguladı. Halk da bu olayı, hükümetin direniş karşıtı tutumunun bir kanıtı olarak gördü. Yahya Kaptan’ın ölümü, halkın Milli Mücadele’ye bağlılığını daha da artırdı.
Bugün Yahya Kaptan, fedakârlığıyla, cesaretiyle ve halkı için verdiği mücadeleyle Türk tarihinin unutulmaz Kuvayı Milliye kahramanlarından biri olarak anılmaktadır.
Kaynaklar 📰📄
Vikipedi
Akademik makale
Yerel kaynak
Aydınlık gazatesi
Hazırlayan: Cemre Su Kulak
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder