Miladi Takvimin Kabulü
Takvim, insanların zamanı düzenleyebilmek, geçmişi kayıt altına alabilmek ve gelecekle ilgili planlama yapabilmek için oluşturduğu en önemli ölçü sistemlerinden biridir. Tarih boyunca birçok toplum, ihtiyaçlarına ve inançlarına göre farklı takvimler kullanmıştır. Ancak modern dünyanın ortaklaşa benimsediği en yaygın takvim, bugün de kullandığımız Miladi Takvimdir. Türkiye’de miladi takvimin kabulü, Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen önemli inkılaplardan biri olup toplumun çağdaşlaşması ve dünya ile uyumlu bir sisteme geçmesi açısından özel bir yere sahiptir.
Miladi Takvimin Kökeni
Miladi takvim, “Gregoryen Takvimi” olarak da bilinir ve kökeni Roma dönemine, Jülyen Takvimine kadar uzanır. Papa XIII. Gregory’nin 1582 yılında yaptığı düzenleme ile günümüzde kullanılan şekline kavuşmuştur. Takvimin temel noktası, Hz. İsa’nın doğumunun başlangıç kabul edilmesi ve dünyanın Güneş etrafındaki dönüş süresine göre yılı hesaplamasıdır. Yani miladi takvim bir güneş takvimidir ve yıl 365 gün 6 saattir. Her dört yılda bir “artık yıl” uygulamasıyla Şubat ayına fazladan bir gün eklenerek bu fark dengelenir.
Türklerde Takvim Geleneği
Miladi takvimin kabulünden önce Türklerde farklı dönemlerde çeşitli takvimler kullanılmıştır. İslamiyet’ten önce 12 Hayvanlı Türk Takvimi yaygındı. Daha sonra Müslüman olduktan sonra Hicri takvim kullanıldı. Osmanlı döneminde ise hem Hicri takvim hem de mali işlerde kullanılan Rumi takvim vardı. Bu durum zaman içinde karışıklıklara, özellikle mali ve resmi işlerde uyumsuzluklara yol açıyordu.
Neden Miladi Takvim’e Geçildi? •Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye’nin hedefi çağdaşlaşmak, bilimsel ve ekonomik alanda Batı dünyasıyla uyumlu bir yapıya kavuşmaktı. Eskiden kullanılan takvim sistemleri hem karmaşıktı hem de uluslararası ilişkilerde uyumsuzluk yaratıyordu.
Geçişin başlıca nedenleri şunlardı
1. Uluslararası ticarette uyum sağlamak
Avrupa ülkelerinin çoğu miladi takvimi kullanıyordu. Farklı takvimlerin kullanılması tarih karışıklıklarına ve anlaşmalarda zorluklara neden oluyordu.
2. Modernleşme hedefleri
Cumhuriyet reformlarının amacı, sosyal ve kültürel alanda çağdaş bir toplum yapısı oluşturmaktı. Takvimin yenilenmesi de bu modernleşmenin önemli bir parçasıydı.
3. Resmî işlerde birlik sağlamak
Osmanlı döneminde birden fazla takvim kullanıldığı için devlet kayıtlarında tarih tutarsızlıkları oluyordu. Miladi takvim, bu karışıklığı tamamen ortadan kaldırdı.
Miladi Takvimin Kabul Edilişi
Miladi takvim Türkiye’de 26 Aralık 1925’te kabul edildi ve 1 Ocak 1926’dan itibaren resmen uygulanmaya başlandı. Bu karar, “Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişiklik Kanunu” kapsamında yapılan yeniliklerin bir parçasıdır.
Bu düzenleme ile
•Hicri ve Rumi takvimler tamamen kaldırıldı.
•Ayların isimleri bugünkü haliyle kullanılmaya başlandı.
•Yılbaşı olarak 1 Ocak resmîleştirildi.
•Gün ve ayların sıralaması, dünya standartlarına uygun hale geldi.
Takvim Değişikliğinin Topluma Etkileri
Miladi takvime geçiş, toplumun günlük yaşamından devlet yönetimine kadar pek çok alanda önemli etkiler yaptı
Ekonomik ilişkiler kolaylaştı, dış ticaret ve bankacılık işlemleri dünya ile uyumlu hale geldi.
•Eğitim, bilim ve teknoloji alanlarında uluslararası standartlar yakalandı.
•Resmî tarihler düzenli hale geldi, kayıt tutma sistemi modernleşti.
•Halkın günlük yaşamında kullanılan tarih sistemi sadeleşti ve anlaşılır oldu.
SUDENAZ KARATAY
Kaynakça: https://ataturkansiklopedisi.gov tr
https://www.meb.gov.tr
https://www.britannica.com
https://sorularlaislamiyet.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder